Ayşe Ebru Tezcan: “Aşkı yazmak yaşamaktan daha kolay”

Kim? Ayşe Ebru Tezcan
Neler yapar?  Yazar 
Nerede yaşıyor?
Balıkesir
Bulabileceğin sosyal ağlar:
Ig: ebrutezcan13

Ayşe Ebru Tezcan, yeni nesil genç yazarlar arasında hiç şüphesiz en dikkat çeken isimlerden bir tanesi..  Çöl Rüyası: Aşk Ateşi, Çöl Rüyası: Aşkın Gizemi, Çöl Rüyası: Aşkın Gücü isimli üç seri kitabı ‘en çok satanlar’ arasında yer alıyor, pek çok insan için uğursuz rakam olarak kabul gören 13, onda adeta sihirli bir şekilde işliyor, aşk konularını yazma konusunda harikulade olsa da yaşama konusunda biraz kendi söküğünü dikemediğinden bahsediyor… İlham alınası genç yazar Ayşe Ebru Tezcan ile yazar kimliğini, Wattpad de keşfedilme serüvenini, biraz da aşk meşk mevzularını konuştuk…

”Arkadaşlarımı toplayıp korku hikayeleri uydururdum”

Yazar kimliğinin dışında aslında Ayşe Ebru Tezcan kimdir?
Tam bir turizmci diyebilirim (Gülüyor). Balıkesir Üniversitesi’nde Turizm Rehberliği bölümünü bitirdim. Şimdi ise aynı bölümde yüksek lisans yapıyorum. Geçtiğimiz yıl Thy’de hosteslik yaptım. Şimdi akademisyenlik yolunda ilerliyorum. Yeni yerler görmeyi, gezmeyi aşırı seven, farklı kültürleri öğrenmekle ilgili ekstra bir merakı olan, dışarıdan bakıldığında aşırı sakin ve duygusal görünüp iç dünyamda fazla heyecanlı ve değişken bir ruh haline sahip olan tam bir ikizler insanıyım.

Hikayelerine ilkokul yıllarından itibaren yazmaya başladığını biliyoruz. Ne oldu da seni seriler yazdırabilecek bir yazar haline getirdi? Senin hikayen nasıl başladı, nasıl şekillendi?
O dönemlerde arkadaşlarımı toplayıp o anda uydurduğum korku hikayelerini anlatarak hepsini korkuttuğumu hatırlıyorum. Aslında bir de bu açıdan bakarsak korku hikayeleri anlatıp romantizme nasıl geçtiğimde bir sır perdesi bence. Ama hep romantik filmleri izlemek, romantik kitapları okumak hoşuma gidiyordu. Hep bir şeyler karalıyordum. Ama kitabımın çıkması çok uzak ve zor bir hayal gibi geliyordu. Wattpad’i keşfettiğimde orada yazanlar yeni yeni kitap anlaşması yapmaya başlamıştı ve aslında o uzak hayalimin hiç de uzak olmadığını anladım. Pinterest’te gördüğüm Arap kılığındaki bir modelin fotoğrafı Çöl Rüyası’nın ilk temelini attı ve hemen kurguyu oluşturup ilk bölümü Wattpad üzerinde paylaştım. Beğenilerin sayısı tahminimin üzerinde oldu. Aynı hafta en çok okunan ilk 10 hikaye arasına girdi. Ardından bir sürü Arap iş adamı ile Türk kızı arasında aşk hikayeleri türemeye başladı. Daha sonra Dex ile anlaştık ve kitap oldu. Wattpad üzerinde yayınlamam ve kitap olması süreci bir yıldan az bir süre içinde gerçekleşti. Her şey rüya gibiydi yani (Gülüyor).

13 pek çok insan için uğursuz rakam olarak kabul görülüyorken, senin için durum oldukça farklı. Nedir bu 13’ün sırrı?
13 aslında uğurlu bir rakam. Sadece benim için değil. Tarihi araştırdığımızda Türkler için de öyle. Ama Batı’da uğursuz olarak kabul edilen sayı bize de o şekilde yerleşmiş. 13, bildim bileli tesadüfün ötesinde karşıma çıkıyor. İlkokul ve ortaokul yıllarım boyunca okul numaram 13’dü mesela. Sonra yeni bir eve taşınmıştık. Kapı numaramız 13’dü. Lise’ye geçtim okul numaram 169. Tam 13’den kurtuldum derken 169’un karekökünün 13 olduğunu öğrendim. 26 Mayıs doğumluyum. 26’ın yarısı 13. Yeni telefon numarası alacağım örneğin rastgele bir numara seçiyorum son rakamı 13 çıkıyor. Bir cafeye yada düğüne gidiyorum, bir oturuyorum masa numarası 13 (bu başıma bir 7-8 kere geldi). Bir kere açıköğretim sınavına gittiğimde telefonumu almadılar ben de oranın kantinine bıraktım. Bana telefonlar karışmasın diye bir numara verdiler, 13’dü. Resmi bir binaya giriyorum. Yaka kartı verdiler. Kartın numarası 13. Daha bu uzar böyle. Daha fazla uzatmayayım. Başta çok şaşırıyordum. Tuhaf geliyordu. Ama artık benimsedim bende (Gülüyor).

Gelelim aşk konularına… Bestseller aşk hikayesi yazan biri olarak sen aşık olunca nasıl bir ruh haline bürünüyorsun?
Aşk konusunda terzi kendi söküğünü dikemezmiş sözü bana tam uyuyor. Çok bahtsızım. Ama bunun sebebi biraz da benim aşık olunca büründüğüm ruh halim sanırım. Birine bağlandım mı çok çabuk ve tam bağlanıyorum. Yani anlatmak istediğim kolay beğenmem ama beğendim mi çabuk bağlanırım. Bağlanmam için öyle çok yaşanmışlığımız, anılarımız olması da gerekmez. Yani bir de uzun süreli bir ilişkim olsa ayrılsak sıkıntı büyük. O yüzden biraz aşktan kaçıyorum sanırım. Aşkı yazmak yaşamaktan daha kolay (Gülüyor).

Peki aşkın gücü? İnanır mısın gücüne, dokunduğunu değiştirebileceğine?
Kesinlikle. Aşk çok güçlü bir duygu. Mantığa tamamen aykırı. İnsanı kendisiyle çelişkiye sokar. Biraz da tehlikeli. Çok kaptırmamak lazım o yüzden.

”Okunmasa da yine yazmaya devam ederim”

 Şimdi biz sana o soruyu soralım; Aşkın için özgürlüğünden vazgeçer misin?

Bu çok zor bir soru. Dediğim gibi aşk mantığa aykırı. Şimdi ben şu an vazgeçmem derim. Ama asıl soru karşı taraf özgürlüğünden vazgeçecek mi aşkı için? Her şey karşılıklı.

Seninle ya da kitaplarından herhangi biriyle henüz tanışmayanlar seni neden okumalı?
Aşk, din, dil, ırk dinlemez. Bu yüzden farklı kültürlerden, farklı dünyalardan gelen kişiler arasındaki aşkı yazmak bana her zaman daha ilgi çekici ve daha gizemli gelmiştir. Benim gibi düşünenler bence okusalar pişman olmazlar (Gülüyor).

 Kitabın ‘çok satanlar’ listesinde yer alıyor bu gurur verici… Peki hiç satmayacağını, okunmayacağını bilsen yine de yazmaya devam eder misin?
Wattpad’I keşfetmeden önce yazdıklarımı hiç kimseye okutmadım. Ama yine de hep yazdım. Wattpad’e yazdığımda illa ki birkaç kişi okur diyordum ama orada satışı olacak mı diye bir gayem zaten olması mümkün değildi. Evet, hiç satmasa da okunmasa da yine yazmaya devam ederim. Çünkü seviyorum. Ama bunu kimse inkar edemez. Her yazar, yazdıklarının beğenilmesini, sevilmesini ve ilgi görmesini ister ve bu onu daha çok yazmaya teşvik eder.

Özellikle arkadaş ortamlarında sıklıkla ‘hayatımı yazsam roman olur’ lafını duyuyoruz. Sence de herkes kitap yazabilir mi?
Bence yazamaz. Yani yazar ama ne kadar beğenilir o şüpheli. Çok okumak ve okurken nasıl yazıldığını iyi kavramak gerekiyor. Üslup çok önemli. Kimileri çok ağdalı yazar, kimileri sadece konuşmadan ibaret yazar. Duyguyu geçiremez ya da dümdüz yazar. Kurgu, üslup, yazım kuralları hepsi bir bütün olarak çok önemli bu aşamada.

”Bir sürü süper gücüm olsun istiyorum”

 Edebiyatta yaratıcılığını neler tetikliyor?
Birinci sırada müzik geliyor. Şarkıların etkisi çok fazla. Zaten kitaplarımda da hep bir playlist, yoksa da bölümlerin içinde geçen şarkılar hep vardır. Onların ardından resimler, gittiğim yerler, tanıştığım insanlar da birer ilham kaynağı benim için.

Bizimle kimsenin bilmediği bir sırrını paylaşmanı istesek, bu ne olurdu?
Sırrım yok ve itiraf ediyorum ara sıra beyaz yalanlar söyleyebiliyorum.

Bir süper gücün olsaydı, ne olsun isterdin?
Aslında bir değil, bir sürü süper gücüm olsun istiyorum. Mesela, her istediğimi yaptırabileceğim bir ikna gücüne sahip olmak, her şeyi yememe rağmen istediğim vücuda sahip olabilmek, istediğim insanın beni sevmesini ya da bana aşık olmasınI sağlamak. Hatta genellemek gerekirse, bunun adına her istediğimi elde edebilme gücü diyebiliriz. Ne güzel olurdu ama (Gülüyor)

Senin için mükemmel bir gün nasıl başlar?
Uyku almış bir şekilde güneşli, sıcak bir güne uyanmak, çevremdekilerin pozitif olması yeterli.

Foto: bikahvebikeyif

Bu şehirde kendini en keyifli hissettiğin noktalar?
İstanbul’da mı? İstanbul denince kalabalık + trafik = Stres ‘den başka bir şey gelmiyor aklıma. O yüzden Balıkesir’e kaçtım. Nerde çokluk orda boşluk! (bence sansürlüsü de güzel oldu) sözüne çok inanıyorum. O yüzden Balıkesir’e kaçtım. Ama yine de düşünürsek benim ilk ve ortaokul yıllarımı geçirdiğim Bostancı ile Lise yıllarımı geçirdiğim Kadıköy’ün yeri de yaşattığı keyfi de bir başkadır. Bir de İstanbul tarihiyle keyifli yaşanıyor. Artık İstanbul’a her geldiğimde bir Kapalıçarşı’ya, Arkeoloji müzesine, Gülhane Parkı’na gitmeden geri dönmüyorum. Balıkesir’de bakacak olursak ise Cunda adasının keyfi bir başkadır.

En sevdiğin kahve?
Sade Türk kahvesi.

Son günlerde keşfettiğin en yeni mekan?
En son Kartal’da Papirüs kitap kafeyi keşfettim. Tam benlik bir mekandı. Ama Arkeoloji müzesinin bahçesindeki kafede antik heykellerin içinde kahve içmeyi de tavsiye ederim. Bir de Cunda adasında Sevim ve Necdet Kent Kitaplığında tüm güzelliğiyle Cunda adasını ve denizi seyrederek sakızlı Türk kahvesi içmenin keyfini de yaşamalısınız. Sanırım ben de bir kahve aşığı olarak en sevdiğim mekanlar buraları.

 

Leave A Reply

Navigate