Adı yeter: Cilveli kahve

Şimdi sizi Manisalıların çok yakından tanıdığı bir kahve ile tanıştıracağız; cilveli kahve…

Tarih kokan bu kahve, aslında şehzadeler için özel olarak hazırlanan bir kahve ancak asıl şöhretini gelinlik kızlar sayesinde edinmiş. Anlatılaranlara göre, gelinlik çağına gelen kızlar,  eve gelen görücülere bu cilveli kahveyi hazırlar ve ikram edermiş. Ama öyle her gelene bu kahve yapılılıyor sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Zaten işin cilvesi tam da burada başlıyor.

Osmanlı döneminde  Yeniçeriler zamanında kız istemeye gidildiğinde, eğer kızlarının gönlü varsa bu kahveden yapıyor, yoksa da sıradan kahve ikram ediyormuş. Böylece kız babaları cilveli kahveyi görürse kızlarına sormadan ‘tamam’ diyerek kızlarını veriyor, eğer normal kahve gelirse de ‘kızımız istemiyor’ diyerek görücüleri geri gönderiyormuş.

Cilveli kahve nasıl hazırlanır?

Peki bu cilveli kahve nasıl hazırlanır dersen, seni daha fazla heyecanlandırmayalım. Cilveli kahve, alışık olduğumuz kahve sunumları ve tüketiliş şekillerine benzemiyor. Bol köpüklü Türk kahvesi üzerine dökülmüş çifte kavrulmuş, öğütülmüş badem ve iki çeşit baharatı ile akılları baştan alıyor. Bu kahveyi içmenin elbette bir adabı var. Kahve yanında gelen kaşık eşliğinde önce bademler yeniyor, ardından kahve afiyetle içiliyor. Köpükle karışan badem ezmesi, damakla buluştuğunda ise mutluluktan mutluluk beğeniliyor.  Unutmadan, ufak da bir püf noktası belirtmeden de geçmeyelim; bademlerin dibe çökmemesi için çifte kavrulmuş badem tercih edilmesi gerekiyor.

Nerede içilir?

Bu arada, çook eskilere dayanan bu nostaljik kahvenin 2009 yılında yeniden tanıtmak üzere Tamer Çipiloğlu tarafından patenti alınıp tescilli bir kahve olarak damaklara mutluluk saçmaya devam ediyor.

Yolunuz Manisa’ya düşerse,  Cilveli kahveyi ‘Ayn- ı Ali’  ya da ‘Yeni Han’da deneyebilirsiniz.

Afiyetle…

 

 

Bir cevap yazın