Yaz ne çabuk bitti değil mi? Yeni bir ay, yeni bir mevsim daha geldi. Daha dün sıcaktan bayılıp, yazın bir an önce bitmesi için dileklerde bulunuyordum oysaki…

Bu yaz benim için gayet olağan geçti. Zaten benim gibi üşengeç bir balık burcu insanı için ne kadar hareketli geçebilirdi bilmiyorum.

Koskoca 3 ay da neler yaptım ya da yapamadım diye şöyle bir düşüneyim dedim, ortaya bunlar çıktı.
Bütün kış işsizlikle imtihan olurken, bahar ayında işe başladım. Serüvenim sadece 4 ay sürdü.

Çalışırken tatil planları yaptım, ancak yalan oldu.

Çünkü bir işten ayrılıp yenisine sadece 2 gün sonra başlayarak kendi içimde işe başlama rekoru kırdım.
Tatil planlarım yine yalan oldu.

Bol konser, bol festival sezonu bu yaz da başarılı geçti. Sezonu ParkFest eşliğinde açtık, henüz festival sezonunu kapamadık, çok şükür! 🙂
PhotoGrid_1441115286770
Kış konserleri geliyor, onların da yeri ayrı. Zamanı gelecek 🙂

Tatile gidemedim belki ama İstanbul kazan, ben kepçe gezdim, gezdim, gezdim…

Tuhaf bir şekilde çiçeklere olan aşkım giderek arttı. Teraryum ve sukulent sevdam baş gösterdi. Ama ilk adımım başarısızlıkla sonuçlandı. Koskoca çöl bitkisini çürütme gibi üstün bir yeteneğe sahip olduğumu farkettim.

Çiçeklere olan sevdam böyle bitmeyecek ama ölen çiçek üzüntümü atlatırsam, bir yenisi için yeni bir adım daha atacağım.

Esrarengiz Bahçe’nin kölesi olan o insanlardan oldum. Terapili, boyalı günler geçirdim. Hala istediğim kalemlere sahip olamadım, o ayrı.

Geçen ay kendime az uyuma sözü vermiştim daha doğrusu ‘kararında’ uyuma. Sanırım sözümü tuttum. Azıcık saatlerle, sabahın körlerinde işe gidiyorum. Sözümü tuttuğuma göre şimdi uzuuuunca bir süre uyuyabilir miyim?

Geçtiğimiz hafta süper dolunay balık burcundaydı. Ben de elbette etkisini dibine kadar yaşadım, çevremdekilere yaşattım. Tam olarak sinir harplerim son bulmasa da geçti gibi. Dolunaydan etkileyenmeyen günler diliyorum burada kendime.

Tam 12 gün sonra ablam evleniyor. Aldığım elbisem “ya kilo alırım da olmazsa” korkusuyla diyete başladım. Günlerdir açım. (Gerçekten açım) Düğün sonrası bütün dünyayı yemek eylül planlarım arasında.

Kahve içmeyi özledim. Evet, bu blogun çıkış amacı olan benim “çok” kahve içmelerim artık gerçekleşemiyor. Türk kahvesine neredeyse hasretim. İçtiğim zamanlarda da hep acele anlara geliyor, bir keyif kahvesi yudumlayamadım.

Görüldüğü gibi ben yaz ayında pek de elle tutulur bir şey yapamamışım. Bir kere tatil yapamadım, 2015 yaz sezonunun çöpe gitmesi için yeterli bir sebep değil mi? Eylül ayında daha güzel, daha keyifli, daha çok konserli, bol uyumalı ve daha fazla keyif kahveli günler diliyorum kendime ve dileyenlere.

Yazan:

bikahvebikeyif

Kahve, keyif ve yaşam platformu.