bebek kahveİstanbul’da bu zamana kadar en güzel gıybetleri hangi mekanda yaptın diye sorsalar hiç düşünmeden cevabım Bebek Kahve olur. Havasından mı, denize kıyısından mı bilinmez, insanın kendini orada huzurlu ve keyifli hissetmemesi neredeyse imkansız.

Bebek sahili boyunca sıra sıra dizilen onlarca kafeye rağmen ben tercihimi hep Bebek Kahve’den yana kullanıyorum. Her gidişimde içten dışa doğru bir masa değiştirme heyecanı hoşuma gidiyor sanıyorum. Neredeyse günün her saati full çeken Bebek Kahve’nin en kötü özelliği her zaman yer bulmanın kolay olmayışı. Özellikle hafta sonu ise ve hava da güzelliği ile içinizi ısıtıyorsa işte o zaman yukarıda bahsettiğim masa değiştirme harekatı başlıyor demektir. Bebek Kahve’de çayınızı, kahvenizi hep denize daha yakın yudumlamak istiyorsunuz. Hal böyle olunca, denize yakın masalar boşaldıkça siz hep bir tık öne geçmeye başlıyorsunuz. Denize yaklaştıkça sohbetler uzuyor, kahkahalar artıyor. “Kahve çok içtim, haydi bu sefer de bir çay içeyim” diye diye saatlerin nasıl geçtiğini anlayamıyor, bir de üzerine nefis manzarada günü batırıyorsunuz.
Her mekanda büyük zorluklarla aranan o “güler yüzlü” çalışanlar işte tam da Bebek Kahve’de ikamet ediyor. Siparişleri biraz geç alsalar da -ki ben hep en yoğun saatlerinde denk geldiğim için çok normal görüyorum- yüzlerinden tebessümü hiçbir zaman ihmal etmeden sizinle ilgileniyorlar.
İstanbul’da kahve zincirlerinden ziyade kendi halinde markalaşmış kahvecileri, kahveleri çok daha seviyorum, bu yüzdendir dibindeki Nero’da, Starbucks’da oturmayışlarım 🙂 Starbucks mevzusunu da bir ara yazacağım buralara.
Bebek’te biraz salaş, bol deniz ve bol keyifli bir mekan ararsanız Bebek Kahve’ye uğramayı unutmayın. Fazla iyot kahve falları için ilhamı da artıyor hem, benden söylemesi 🙂

Yazan:

bikahvebikeyif

Kahve, keyif ve yaşam platformu.