Ekin Beril: “Değişim Başladıysa Bildiğiniz Şeyler Artık Yok Demektir”

Pek çoğumuz onu sosyal medyada yaratıcı soundlar eşliğinde yaptığı coverlar ile tanıdık. Sosyal medyadaki başarısını albümle taçlandıran, muazzam sesi ve tarzıyla adından söz ettiren başarılı müzisyen Ekin Beril, 28 Şubat’ta yayınladığı albümü Dualite ile bikahvebikeyif’in konuğu oluyor.

Röportaj: İmge BALIK İNCESOY

Ekin Beril nasıl bu aralar, nasıl hissediyor kendini?
Düşünceli. Tüm dünyaya yayılan bir virüs olması ve geleceğin bu kadar belirsiz olması herkes gibi beni de psikolojik olarak etkiledi. Yine de eve kapandığımız bu günler kendimize dönmek, hayatı sorgulamak için iyi bir fırsat. Bu kötü günleri yaşarken bir yandan içimizde başka, güzel bir parçayı keşfedeceğiz gibi hissediyorum.

Profesyonel olarak yaklaşık 5 yıldır müzik dünyasının içerisindesin. Yolun neresinde, nasıl bir hisle duruyorsun?
Yolun tam olarak başındayım. Henüz ilk uzun albümümü, yeni yayınladım. Umutlu ve heyecanlıyım.

Albümde tüm sözler sana ait ve oldukça gerçekçi. Bu kadar ‘sen’ olan bir albümü paylaşmak nasıl bir his veriyor?
Tarif etmesi zor bir his. Bir yandan kendimi açıkça ortaya koymanın verdiği bir korku var. Bir yandan da bunu başarabilmenin coşkusu. Yayınlanınca dinleyicinin verdiği güzel tepkiler sayesinde korku kısmı baya azaldı. Şu an keyfini sürüyorum (Gülüyor).

Hepimizin var olma sebebi, kendini var etmek gibi geliyor.

Dualite’yi dinlerken var oluşunu ve gerçekliğini arama hissiyatı kaplıyor bünyeleri. Dualite  böyle bir dönemde çıktı diyebilir miyiz? Senin var olma sebebin sence ne?
Dualite gerçeklik kavramını sorguladığım bir dönemde ortaya çıktı. Hala sorgulamaya devam ediyorum. Hepimizin var olma sebebi, kendini var etmek gibi geliyor bana. Bunun için, kendimize gerçek diye inandırdığımız her şeyi önce anlayıp, sonra onları unutmalı; oradan yeni, farkında bir ben yaratmayı başarmamız gerekiyor. Birçok insanın otonom davranışlarını tespit bile edemeden, hiç var olamadan bu dünyadan gittiğini düşünüyorum.

Albümde sakin olduğu kadar kaosun içinden sıyrılmak isteyen biri de var aslında… Her değişim, öncesinde bir kaosu mu getiriyor, ne dersin?
Evren sürekli değişen bir kaos haliymiş de bazı noktalarda düzenli görünüyormuş gibi, hep değişiyor. Düzenli görünen şeyin değişimi başladığında; yenisini anlamlandırmak için, önceki bilgileri karman çorman edip yeni anlamlar yaratmamız gerekiyor. Bu süreç de bize kaos gibi geliyor. Çünkü değişim başladıysa bildiğiniz şeyler artık yok demektir.

Son dönemde en çok neyin üzerine düşünüyor ya da sorguluyorsun?
Yaklaşık 3 yıldır “gerçekliğe” kafayı taktım. Tüm albümde de gerçek diye tanımladığımız şeyin aslında sübjektif bir ilüzyon olduğunu anlatıyorum denebilir.

Yolunu kaybettiğini düşündüğün zamanlarda neler yapıyorsun?
Yeni bir hobi ediniyorum. Mesela albüm sürecinde bir ara yolumu kaybettim. Bir şeyler eksik gibi hissettim. O sırada her şeyi durdurdum ve telefondan çizim yapmaya başladım. Günlerce çizdim. Derken albümdeki her şarkıya bir tema resim çizmeye başladım. Sonra o resimleri albümün şarkı sözlerinin ve gerçekliğe dair sorularının olduğu bir kitapçıkta topladım. Albümü bu haliyle görünce eksik parçam da tamamlanmış oldu. Öylesine başladığım bir hobi, sorunun çözümünde bir parçaya dönüştü. Küçük de olsa yeni bir hobi edinmek benzer şekilde birçok kez faydalı oldu. Müziğe de hobi olarak başladım mesela. Nerelere geldi.

Profesyonel bir müzisyen olmak kendinle ilgili neleri keşfetmeni sağladı?
Müzikal anlamda, öğrendikçe, ne kadar bilmediğimi anladım. Çünkü ancak öğrendikçe bilmediklerinizin farkına varabiliyorsunuz. Özgüvenim yeni yeni kendine geliyor (Gülüyor).
Bir yandan meslek olarak bakıldığında çok ilginç, aynı zamanda, kolay görünen ama zor bir meslek. Müziğin sanatsal yönü ile ticari yönü arasında ince bir denge kurmak gerekiyor. Yaptığının arkasında durabilmen ve doğru kararlar alabilmen çok önemli. Bu noktada kendinizi çok iyi tanıyor olmanız da gerekiyor. Birçok açıdan da kendinizle barışmanız… Çünkü yaptığınız müziği insanlara sunuyorsunuz. Bu aşamada başkasının ne düşündüğünü umursamayı bırakman gerekiyor. Aksi çok yorucu oluyor. Ben de tüm bunlar sayesinde her geçen gün kendimle biraz daha barıştım ve özgürleştim. Hala da devam ediyorum.

Yeterince anlaşılmadığını düşündüğün oluyor mu, nasıl çözümlüyorsun?
Yeterince anlaşılmadığımı düşünmüyorum. Ne kadarın yeterli olduğunu da bildiğimi söyleyemem (Gülüyor). Bence daha yolun başındayım. Özellikle kendi şarkılarımı yazmaya başladığımdan beri dinleyen bir kişi bile çok özel hissettiriyor. İlk büyük albümümü yayınladım ve daha bir ay dolmadan 430 bin streaming i geçti. Bana bu rakamlar çok yüksek geliyor. Albümde bir tasarım yaptık ve bu kadar kısa bir sürede, aynı rafine zevkte buluşabildiğimiz binlerce kişi oldu. Çok popüler olmak ya da herkes tarafından bilinip dinleniyor olmak benim için bir amaç değil ancak bir sonuç olabilir. Şuan durumumu; “Yapmak istediğim şeyler var ve bunları yaparken, şimdiden, beni binlerce kişi takip ediyor” şeklinde yorumluyorum.

Mutluluğun tarifini verecek olsan, nasıl bir kür oluşturursun?
İçine mutlaka biraz mücadele eklerdim. Kalanına herkes istediği şeyi atsın.

Geçmişten biriyle kahve eşliğinde sohbet edecek olsaydın kim olsun isterdin?
Nikola Tesla ile sohbet ederdim. O bizim bilmediğimiz bir şeyler biliyor gibi (Gülüyor).

EKİN BERİL’İN ‘EN’LERİ

En son keşfettiğin yer?
Beynimin uzayları

Aldığın en yeni karar?
Zevkine, senaryo yazmaya karar verdim

“Hayatıma fon müziği olur” dediğin en sevdiğin şarkı?
En sevdiğim şarkı olmasa da Beirut- Elephant Gun ‘ı fonda duymaktan rahatsız olmazdım

Şehirde en sevdiğin semt?
Beşiktaş

En sevdiğin kahve?
Filtre kahve

bikahvebikeyif

Kahve, keyif ve yaşam platformu.

Bir cevap yazın