Şu sıralar arka arkaya çıkardığı yepyeni şarkılarıyla adından söz ettiren Gökçe, pandemi sürecini üreterek, yenilenerek geçirenlerden. “Artık içimden, yüreğimden ne akarsa, ne geliyorsa onu yayınlamayı tercih ediyorum.” diyen Gökçe ile bol bol müzik konuştuk.

Tarzıma sadece format atmış oluyorum.

Bu yıl Gökçe sürekli dinleyicisine yepyeni şarkılar sundu. İlk olarak varolan alışılmış tarzına yeni format attın ve ortaya ‘Aksiyondayım’ çıktı. Sonrası ‘Eyvallah’ ve son olarak ‘Kader Utansın’. Kader Utansın Gökçe diskografisinde nasıl bir yerde duruyor?

Ben dinlediğim müziği yapıyorum ve dünya sürekli gelişiyor ve bu değişimlerin bazılarını benimsiyor, seviyor kendime eklemeye çalışıyorum. Fakat tarzımı bozmadan. Yani trap modaysa ve ben sevmediysem yapmam.”Aksiyondayım” şarkısı aslında yine benim tarzım, sadece alt yapısı daha elektronik; akustik değil. Yani tarzıma sadece format atmış oluyorum. Artık içimden, yüreğimden ne akarsa, ne geliyorsa onu yayınlamayı tercih ediyorum. Ben bir şarkıya karar verdiysem yayınlamayı düşünüyorum. Bu dönem Kader Utansın gibi şeyler hissetmişim ve ortaya çıkmış. Ben de çok keyif aldım üretimimden. Zaten bu tarz şarkıları son iki yıldır çokça dinliyorum. Biraz da oradan etkilendiğimi düşünüyorum. Arada böyle şarkılar da çıkacaktır.

Format atılmış bu yeni halini nasıl tanımlarsın? Dinleyicilerin nasıl karşıladı, ne tür tepkiler aldın onlardan?

Eskiden sadece rock dinlerdim ve o yüzden ilk 2 albümüm daha rock albümler fakat daha sonra tabii ki yaş aldıkça zevkler değişebiliyor, davulcu olduğum için hiphop müziğe ve etnik müziklerin ritmlerine sardım, bir de bakmışım çok seviyorum bu müzikleri. Sokak müziği, balkan müziği, hiphop ve rock hepsi de benim. Bunların hepsini karıştırmaya karar verdim. Uzun zamandır böyle yapıyorum. Aksiyondayım şarkısına hiphop beat üzerine balkan nefeslilerin olduğu bir şarkı diyebiliriz. Ben sevdiğim şeyin peşimden gidiyorum. İnsanların bazıları anlamayabiliyor. Çünkü eklektik müzik çok tercih edilen bir tarz değil. Pop, rock, hiphop, arabesk bunların hepsinin bir kitlesi vardır ama biraz ondan biraz bundan harmanlanarak yapılan tarzların kitlesi kendiliğinden yavaş yavaş oluşur, zor bir yoldur ama bir tarzınız vardır.

‘Aksiyondayım’ ile hareke geçtin. Sonra pandemi dönemini enerji dolu bir dille anlattığın Eyvallah’ı dinlemeye başladık.

Evet kesinlikle bu pandemide madem sahneye çıkamıyoruz bol bol şarkı çıkarayım istedim, çünkü üretkenlik de durursa çok mutsuz olacaktım. Aslında rahat ve sakin bir tavra sahibim diyemem, belki görüntü olarak öyleyim. Çok değişken bir yapım var. Bazen çok sabırsız, çok rahatsız, çok takıntılı ve mutsuz olabiliyorum. Aynı konuyla ilgili hemen ertesi gün çok umutlu, çok sakin ve rahat olabiliyorum. Tüm bu değişken yapım şarkılarımın temellini oluşturuyor. Eyvallah da böyle bir dalgalanmanın ürünü. Pandemi boyunca acayip inişler çıkışlar yaşanmakta, duygularımız sürekli değişmekte. Ben insanları incitmeden içlerini karartmadan bu dönemden bahsetmek istedim. Duygu değişimleri, serzenişler sonrasında gelen kabullenme. Eyvallah demek zorundayız, elimizden başka hiçbir şey gelmiyor. Umarım en yakın zamanda her şey yoluna girer.

Son 1 yıl içinde peşi sıra şarkılar yayınlıyorsun. Üretkenlik dönemin mi çoğaldı yoksa albüm yayınından vazgeçip teklilere dönünce süreklilikten dolayı sıkça buluşmaya başladık?

Aslında her zaman elimde fazla şarkı yer alırdı. Normalde üst üste yayınlayabilirdim. O dönemler bunu gerektirmiyordu. Şimdi dijitalleşme başlayınca benim gibi bir çok sanatçı çok sık şarkı çıkarır hale geldi. Çağa ayak uyduruyorum. Bu dönemde inanılmaz bir şarkı yazma hevesi ve melodi zenginliği oluştu. Evlerin içinde sakin hayatlarımızın bize armağanı. Yine de 2-3 ayda bir şarkı yayınlar ya da sürpriz düetlerle beni görebilirsiniz.

Bizden gidenlere ağlamaktansa bana getirdiklerini kucaklamaya çalışıyorum.

Gökçe

Çok hiperaktif ve sanki sürekli hayata geçirmek için proje düşünüyorsun gibi bitmek tükenmeyen bir enerjin var gibi. Önümüzdeki dönemde neler bekliyor bizi?

Gerçekten çok üretken ve hiperaktif bir dönemin içindeyim. Enerjim bitmek bilmiyor gibi görünüyor, öyle yansıyor ama günün bir bölümünde sadece tavana bakıyorum. Bu pandemi dolayısıyla üreterek geçirdim. Davul, piyano yanında yeni enstürmanları çalmasını öğrenmeye başladım. Elimden geldiğince bizden gidenlere ağlamaktansa bana getirdiklerini kucaklamaya çalışıyorum. Nerdeyse önümüzdeki iki yıla yayılacak şekilde şarkı ürettim. Şarkıların hepsine de güveniyorum. Son yayınladığım üç şarkımında konserlerde hep bir ağızdan söyleneceği günleri bekliyorum.

Balkan esintilerini, biraz hip hopla harmanlamaya başladını ama ikinci albümünün çıkış şarkısında Esin İris’le rap düetiniz vardı…

Ben oldum olası hip hop çok severim. Altyapı ritimler severim. Vokaller. Çok hoşlanmışımdır. Rap düetleri de oldu. Hatta Türkiye’de ilk balkan hip hopu 2014 yılında Kamufle ile ‘Sittin Sene’ydi. Ondan öncede kariyerimin ikinci albümünde Esin İris’le 2009 yılında rap düetim oldu. Her zaman hayatımda ve şarkılarımın bir kısmında hip hop tınılar var. Bazen çoğaltıyorum duyduğunuz tınıları. Şimdi albüm projem var. Biraz hiphop balkan alternatif tarzların olduğu, hepsini harmanladığımız zor ama keyifli bir albüm geliyor.

Kader Utansın “bizi eğlenmeye götür Gökçe” diyenleri şaşırttı biraz. Yaş aldıkça değiştiğini ve bunun tadını çıkardığını bir röportajında dile getirmişsin. Yeni şarkı bu dönemlerininin etkisini taşıyor mu?

Hiçbir zaman tek tip bir şeyle anılan bir şarkıcı, besteci asla olmak istemem. Kliplendirmediğim için bilmediğiniz çok fazla şarkım var, hatta bilirseniz çok seveceğiniz damar şarkılarım da var. Keşke klip çekseydim dediğim bu tarz çok şarkılar var. Sürekli eğlenceli şarkı yapmak hiçbir sanatçıya zevk vermez. Üstelik evimde arkadaşlarımla takılırken genelde çok eğlenceli şarkılar dinlemem. O yüzden artık sadece eğlenceli şarkılarımı değil slow şarkıları mı da kliplendireceğim ama tabii ki benden beklenilen eğlenceli şarkıları da yapacağım. Fakat bu pandemi döneminde kesinlikle çok eğlenceli şarkı yapmaktan yana değilim, içimden de zaten gelmiyor.

Dizilerde ve reklamlarda şarkıların kullanılması şarkıcılarım kitleye ulaşma konusunda işini kolaylaştırdı mı yoksa gelecek dijital müzik platformlarında mı?

Kesinlikle inanılmaz bir faydası var. 15 yıl önceye kadar senede çıkan bir kaç kişinin tüm albümünü ezbere bilirdi. Şarkıyı her yerde duyardık. Şu anda o kadar çok insan yaş aralığında şarkı çıkarıyor ki,inanılmaz bir kirlilik oluştu. Hem eski hem yeni sanatçılar, gruplar, farklı tarzlardaki bir sürü kişi sürekli dijital çağın hızını kullanıyor. Fazla bir yığılma oldu. İnsanlar sizin çıkardığınız şarkının farkına varmayabiliyor.

GÖKÇE’NİN ‘EN’LERİ

Aldığın en yeni karar?

Yeni müzik enstürmanlarını çalmasını öğrenmek.

“Hayatıma fon müziği olur” dediğin en sevdiğin şarkı?

Pandemi döneminde yazdığım ve hayatımın kısa özeti Eyvallah

Her seferinde sıkılmadan izlediğin en sevdiğin film?

Çok fazla var. Eski İstanbul görüntülerinin olduğu Yeşilcam filmleri

Şehirde en sevdiğin semt?

Ortaköy

Son günlerde sana bolca kahkaha attıran, en çok güldüğün o şey?

Kedimin sabahları beni uyandırmak için yaptığı şirinlikler

En sevdiğin kahve?

Türk kahvesi

Yazan:

bikahvebikeyif

Kahve, keyif ve yaşam platformu.