Kalben: Güçlü ve İçten

Çok değil, bundan iki sene önce ‘Sadece’ isimli şarkısıyla milyonlarca insanın kalbine dokundu; ‘Saçlar’ herkesin diline dolandı, kendi adını taşıyan ilk albümü ‘Kalben’ ile gönül tellerini titreterek 2016’nın en çok dinlenen isimlerinden birisi oldu. Şimdilerde ikinci albümü ‘Sonsuza Kadar’ ile şehir şehir gezerek kalplere dokunmaya devam ederken Kalben’in yeni albümünü konuştuk.

Röportaj: İmge Balık İncesoy – imge@bikahvebikeyif.com

Seninle ilk albümünün röportajını yaptığımızda albümü yayınladığın gün için “o gün beni uyku tutmadı” demiştin. İkinci albümde durum nasıldı, alışmış mısın bu duyguya?
İkinci albüm daha da heyecanlı bir sürecin ürünü oldu çünkü sistemin gerektirdiği, dayattığı olumsuzluklardan arınıp kendi bütçemiz ve özgür irademizle yaptık Sonsuza Kadar’ı. Sonrasında Garaj Müzik ile bir araya geldik. Annemin hatırasını taşıyan Hoş Bir Seda’yı kurdum Sonsuza Kadar’ın özgürlüğü için.

Bir sanatçı için ikinci albüm her zaman önemlidir. “Bu kez ya olmazsa?” endişesi oldu mu?
Şarkıların duyguları ve hikayeleri temizdi, niyetler de öyleydi. Birlikte çalıştığım müzisyenlere ve kayıt stüdyosundaki abilerimize de güveniyordum. Yırtmak, çok ünlü yahut zengin olmak gibi dertler olmadan sadece müziği, aşkı ve umudu paylaşmak derdindeyim. Böyle sıkıntılara düşmüyorum.

Yalakanım Bebeğim için “ne ayıp, ne utanç verici şarkı…” diye bir köşe yazısı geldi mesela. Böyle enerjisi yüksek bir şarkı neden farklı anlaşıldı sence?
Hiç umrumda değil kadın düşmanı erkeklerin fikirleri. Tecavüzü çağıran kadındır diyen adamların lafıyla yola düşecek, kendimden şüpheye düşecek değilim. Tam da bu adamların, böyle düşünen her cinsten insanın karşısında durmak ve onlara da güzellikle hikaye anlatmak için var olduğumu düşünüyorum.

Sosyal medya paylaşımlarında umut veren sözcükler yazıyor, bazen tek sözünle hayranlarına ilham ve güç verebiliyorsun. Aranızdaki bu güçlü bağ nasıl oluştu?
İnsanları sevmeyi ve yaralarımı sarmayı müzikle öğreniyorum. Her gün öğrenmeye devam ediyorum. Bu bağ, gücünü doğallıktan alıyor bence. Herkesin doğallığa ve sadeliğe ve huzura özleminden…

“Müzisyen olduğumuz için ‘işsiz’ görülmediğimiz bir dünya isterim.

Müzik sektöründe değişmesini, iyileşmesini umut ettiğin bir şeyler var mı?
Herkesin özgür ve yapmacıksız ilerleyebildiği, kendine has yollar açabildiği, cinsiyet ayrımcılığına uğramadığımız ve müzisyen olduğumuz için “işsiz” görülmediğimiz bir dünya isterim elbette. Telif hakları, enstrüman çalan insanların telifleri gibi de sıkıntılar var. Henüz bu konularda belirgin sınırlar çizilmiş değil. Birilerinin mutlaka hakkı yenmekte. Görünür olma ihtiyacı yüzünden dizilere filmlere şarkılarını hiçbir ücret talep etmeden veren genç sanatçıların varlığı bile aslında çaresizlik üzerinden gelişmeye çalıştığımızı gösteriyor. Her emeğin bir karşılığı olmalı, özellikle de milyonların döndüğü sektörlerde.

Sahneye çıktığınz aman uyguladığın bir sahne öncesi ritüelin var mı?
Yok, hala böyle bir ritüel edinemedim (gülüyor).

“Ölmeden önce yapılacaklar” listenin ilk sıralarında ne yer alıyor?
Dünyada görmek istediğim yerler ve tanışmak istediğim insanlar var. Ailesiz çocuklarla, şiddet görmüş kadınlarla çalışma şansına erişmeyi ve ufak da olsa faydamın dokunabildiğini görmeyi çok istiyor; bunun için dua ediyorum.

Gelecekte müziğe dair “kesinlikle hayata geçirmek istiyorum” dediğin bir şeyler var mı?
İçimden gelen şarkıları paylaşmaya devam etmekten başka bir dileğim yok.

ü

KALBEN’İN ‘EN’LERİ

“Hayatımın fon müziği olur” dediğin, en sevdiğin şarkı?
Sevinç Tevs- Ve Ben Yalnız
Senin için en unutulmaz film karesi?
Bertolluci Çalınmış Güzellik filminin son sahnesinde sevgililerin el ele yürüyüp başak tarlasında kaybolmaları.
En sevdiğin kitap alıntısı?
Biliyorsun ben hangi şehirdeysem, Yalnızlığın başkenti orası. Cemal Süreya / Göçebe şiirinden.
Kendini en huzurlu hissettiğin yer?
Şu anda oturduğum evdeki çalışma masası. .
Şehirde en sevdiğin semt?
Arnavutköy.
En son gittiğin konser?
Ali Baba için düzenlenen yardım ve sevgi gecesine katıldım. Moğollar’ı, Erkan Oğur’u, Nil’i, Sertab Erener’i, Manga’yı, Teoman’ı ve daha nice kıymetli müzisyeni dinleme şansı buldum.
En sevdiğin mekan?
Kabataş Setup Kafe.
En sevdiğin kahve?
Sade filtre kahve

*Bu röportaj bikahvebikeyif mag Şubat sayısında yayınlanmıştır. 

Takip et

Bir cevap yazın