Mükemmelliğin Kusursuzlukta Olmadığına İnananlara: Who.is.perfect

Kimsenin ve hiçbir şeyin mükemmel olmadığına inananlar için tamamen el yapımı ve zamansız takılar üreten markanın tasarımcısı Esra Er. Who.is.perfect’i ve Esra’yı yakından tanıma zamanı…

Bu röportaj bikahvebikeyif mag, Ocak 2019 sayısında yayınlanmıştır.

 

Who.is.perfect’in yola çıkış hikayesi nasıl başladı?
Üniversitede Takı Tasarım Bölümü’nü okuduğumuz süre boyunca, bu bölümün asla hata kabul etmeyeceğini ve bu kusursuzluk içinde yaratıcı olmamız gerektiğini öğrettiler. Okulu bitirip iş hayatına atıldığımda da hemen hemen
herkesin kusursuzluk peşinde koştuğunu tecrübe ettim. “Hiçbirimiz kusursuz değiliz ve olmak zorunda da değiliz, o zaman neden durmadan mükemmeli arıyoruz?” düşüncesine inanan biri olarak, mükemmelliğin kusursuzlukta olmadığına inanan insanlar için bir takı markası geliştirdim ve adını who.is.perfect koydum. Bu ismi seçmemdeki en temel neden, 2013 yılında Pro Infirmis vakfının  Jung Von Matt/Limmat’la birlikte yaptığı “Because who is perfect?” projesidir.
O proje beni çok derinden etkilemiş olup, kusursuzluk kavramının ne kadar göreceli olduğunu bir kez daha sorgulatmıştır. Kusursuzluğun dış görünüşte ya da herhangi bir şeyde var olduğuna ya da var olması gerektiğine inanmıyorum. Hepimiz olduğumuz halimizle kendimizi kabullenmeliyiz, ve kimse mükemmel olmak için çabalamamalı. Leonard Cohen’in de dediği gibi “her şeyde bir çatlak vardır, ışık böyle girer içeri.”

Koleksiyonlarını neye göre belirliyor, nelerden ilham alıyorsun?
Aslında çok değişiyor, mesela aklıma takılan bir konudan, ya da karşıma çıkan şekillerden, bazen bir klibin bir sahnesinden bile ilham alabiliyorum. Knits koleksiyonu mesela, içinden asla çıkamadığım bir durum vardı ve kendimi deli gibi düğümler atarken buldum, koleksiyon bu şekilde ortaya çıktı. İnsan bazen içinde bir şeyleri birden şekillenirken buluyor (gülüyor).

Biz kadınlar söz konusu aksesuar, takı olduğunda bazen kendimizi kaybedebiliyoruz. Bu noktada kadınlar takı seçimi yaparken nelere dikkat etmeli?
Benim fikrim, özel bir şey için değilse sadece bir kere takıp bir kenara atmayacağımız takılar almalıyız bence. Yıllar sonra kutuların içinde bulup “aa benim böyle bir kolyem varmış” durumunu yaşamamak için, “bunu gerçekten takar mıyım?” diye düşünerek hareket edilirse, bu durum biraz da olsa önlenir diye düşünüyorum.

2019 yılında en çok hangi aksesuarları göreceğiz?

İddialı takıların modası uzun bir süre geçmeyecek. Asimetrik küpeler daha da çoğalacak, ve lütfen asimetrik küpe tercih etmekten çekinmeyin. Büyük ve asimetrik bir küpenin hava katmayacağı bir kadın henüz görmedim. Halka küpenin her çeşidi ve zincir kolyeler de yine uzun bir süre bizimle olacaklar. Büyük ve ince yüzükleri de bu sene bir arada göreceğiz. Art Deco tarzıyla yorumlanmış takılar da 2019 yılında bol bol görülecek.

Kadınların tasarıma bakış açısının değiştiğini, ilgilerinin arttığını düşünenlerdenim. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
Tasarıma olan ilginin arttığı fikrine katılıyorum ancak tasarım olanın kıymetinin hala bilinmediğini düşünüyorum. Çünkü hala yıkılması gereken bir bakış açısı var. İnsanlar tasarım olanla, hazır giyim ya da seri üretim olanı kıyaslamaktan vazgeçtiğinde tasarım adına gerçekten yol katetmiş olacağımıza inanıyorum. Mesela pek çok hazır giyim firması, çok güzel takılar üretmeye başladı, bunun üzerine kadınların ilgisi o takılara yöneldi ve tasarım olanlarla kıyaslamaya başladılar. Elde takı üretimi yapanla, fabrikalarda seri üretim yapanın hiçbir açıdan kıyaslanmaması gerektiğini düşünüyorum. Üstelik o takılara bir zarar geldiğinde, onu unutmanız gerekiyor ama tasarım olanda tasarımcıyla birlikte bir çözüm bulabilme imkanınız da var. Yani sosyal medyadan gösterilen ilgiyle, tasarım olana verilen kıymet örtüştüğü zaman bence tasarıma bakış açısı gerçekten değişmiş olacak.

 

ESRA’  NIN ‘EN’LERİ

Şehirde en sevdiğin semt?
Semt değil ama en sevdiğim yeri Fenerbahçe Sahili.
Kendini en huzurlu hissettiğin yer?
Deniz, kitap ve kahve üçlüsünün olduğu her yer.
Tasarım açısından en beğendiğin şehir?
 Kesinlikle Barcelona! Tasarımla ilgilenen ve fırsatını bulan herkesin görmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum.
Sana ilham veren, en sevdiğin 3 şarkı?
Sebastien Tellier – La Ritournelle Kai Schumacher – The Fool Grizzly Bear – Ready, Able
En sevdiğin kahve?
Ristretto Bianco.

Takip et

Bir cevap yazın