Ogün Sanlısoy: “İçimden gelenleri samimi olarak anlatmaya çalışıyorum”

Solo müzik kariyerinin 20. yılını kutlayan Ogün Sanlısoy, bikahvebikeyif’in konuğu oluyor. Röportaj: İmge BALIK İNCESOY imge@bikahvebikeyif.com

Bu yıl, müzikte 20. yılınızı kutluyorsunuz . Dile kolay…  Şöyle bir baktığınızda nasıl geçti 20 yıl?OBu sene, solo olarak müzik yapıp, albüm yayınlayalı 20 yıl oldu. Daha evvel çalıştığım grupları ve ilk sahneye çıkışımı başlangıç alırsak daha da uzun bir zamana yayılıyor.

Nasıl geçti dersen; Bazen bir gün gibi geliyor bazen 100 yıldır bu işle uğraşıyorum gibi hissediyorum açıkçası.

Bu 20 yıl içinde kendi müzik tarihinizde neler değişti, neleri özler oldunuz?

 Her albümde yapabileceğimin en iyisini yapmak için uğraştım, bunu yaparken de çok keyif aldım. Şansıma hep iyi prodüktörler , iyi şirketler ve çok iyi müzisyenler ile tanışma ve çalışma şansım oldu.

Her albümde, o dönem hissettiklerimi, yaşadıklarımı, düşüncelerimi aktarmaya çalıştım. Bir fotoğraf albümüne o dönemki fotoğraflarınızı koymak gibi. Mutluyken, hüzünlüyken, kızgınken vs. Birçok halimi o albümlere yansıttım. Hem de hiç tanımadığım insanlarla paylaşmak üzere.

Her albümde, her çalışmada bir şeyler öğrenmek ve insanlar tanımak çok önemli şeyler kattı bana.

Albümler, single’lar, düet şarkılar, konserler geldi, geçti… tabii ki güzel anılar, görüşemediğim dostlar var. Geri dönüp bakınca özlediğim şeyler oluyor, fakat ileriye bakarak, yeni şeyler ile uğraşmak ve projeler üretmek beni tekrar umutlandırıyor, yorgunluğumu ve hüznümü dağıtıyor, çalışma isteğimi arttırıyor.

Şimdi dönüp baktığınızda müziğin ilk yıllarındaki Ogün’e neler söylerdiniz?

Aynen devam et kardeşim…içinden geldiği gibi, hissettiğin yoldan devam ( Gülüyor)

Bugüne kadar duyduğunuz en acımasız eleştiri neydi?

Acımasız eleştirilere çok takılmamaya çalışırım.

Aslında Gülmek Gerek’ ile  uzun süredir hayranlarınızın beklediği sessizliği de bozmuş oldunuz. Neydi bu kadar aranın sebebi?

Bazı sebepler var tabii. Başta içinde yaşadığımız, ülkemizdeki belirsizlik, bir türlü normalleşemeyen sosyal, siyasal, ekonomik durumlar, maddi ve manevi olarak beni de sallayıp durdu. Bazen şarkılar yazmak geldi içimden, bazen de gitara elimi sürmek bile istemedim. Şarkılar kaydettim, bazen” hemen albüm yapayım” dedim, bazen hiç birşey paylaşmamak gelmedi içimden. Dinleyicilerimizin beklentileri ve yeni şeyler paylaşma isteğim  “ Aslında Gülmek Gerek” adlı bu şarkı ile tekrardan başladı. Durumumu ve ruh halimi de iyi anlatan bir şarkı oldu. ( Gülüyor)

Geçen süre içerisinde çok hikaye birikmiş olmalı. Bu tekli, bir albümüm de habercisi olur mu?

Evet, 2019 yılında her ay bir şarkı paylaşma planımız var. Senenin sonunda tüm şarkıları toplayıp, başta plak formatı olmak üzere, albüm haline getirip dinleyicilere sunacağız.

2. Şarkımız “ Hep Aklımdasın” 26 Nisan günü tüm digital platformlarda olacak.

Şarkılarınızda herkesin kalbine dokunacak o dili bulmayı nasıl başarıyorsunuz?

Çok teşekkür ederim, fakat herkesin demek çok iddalı olur. Ben içimden gelenleri mümkün olduğunca samimi olarak anlatmaya çalışıyorum. Dinleyip de beğenmeyenler olduğu gibi, beğenenler ve aynı hissi paylaşanlar da oluyor ve o insanlar ile bir bağ kuruluyor aramızda.

Giderek dijitalleşen müzik sektörünü siz nasıl yorumluyorsunuz. Kendi adınıza avantajları ve dezavantajları neler oldu?

Yıl 2019…her şey çok hızlı ilerliyor ve değişiyor. Ayak uydurup, uydurmamak kişilere kalmış.

Son zamanlarda müzik listelerinin ilk sıralarında rap müziği görüyoruz. Rock müzik  popülerliğini yitirdi mi, yitirir mi?

Pek zannetmiyorum. Hala gruplar ve rock müzisyenleri üretmeye devam ediyor, eski çalışmaları zaten duruyor ortada.

Bazı dönemler bazı müzik tarzları popüler olup daha sonra demode olabiliyor. Mühim olan müzik tarzları değil bence, hangi tarz olursa olsun, işini iyi ve güzel yapanlar, fark edilip, seviliyor ve takip ediliyor. Üretmeye devam edip uzun yıllar istikrarı sürdürebilmek pek kolay değil maalesef.

Hayatınızda kaçırdığınızı ya da ihmal ettiğinizi düşündüğünüz bir an var mı?

“Keşke fırsatım varken, kaybettiğim sevdiklerim ile daha çok vakit geçirebilseydim ” dediğim oluyor.

Hiç pılımı pırtımı toplayayım, müziği bırakayım dediğiniz oldu mu?

Oldu, oluyor bazen( Gülüyor ) Sonra geçiveriyor.

Gerçekçi, karamsar, pozitif… Hangisi sizi daha çok tanımlıyor, neden?

Yeri ve zamanına göre hepsi oluyorum sanırım.

Artık neleri geride bıraktınız?

Hak etmeyenlere, hak ettiklerinden fazla değer vermeyi.

Nelere asla tahammül edemiyorsunuz?

Söylediği ile yaptığı birbiriyle uyuşmayanlara, doğrusu bilindiği  halde, ısrarla yalan ile insanları kandırabileceğini sananlara, tahammül edemiyorum.

Sanatçı, tarihi bir karakter ya da ikonikleşmiş birisi… Kiminle kahve içip sohbet etmek isterdiniz?

Mustafa Kemal Atatürk

Kendinizi yenilenmek ve enerji depolamak için bir rutininiz var mı?

O Doğa’ya sarılmak.

Bir gün mutlaka… dediğiniz şey?

Bir gün mutlaka bu dünyadan ayrılacağız…Güzel şeyler yaşamak, yaşatmak ve bırakmak gerek.

OGÜN SANLISOY’UN ‘EN’LERİ

En son keşfettiğiniz yer?OYalnız kalabildiğim bir yer var ama paylaşmam 😉

Kendinizi en konforlu hissettiğiniz alan?

Evim, çalışma odam.

Aldığınız en yeni karar?

Yeni bir klip çekmeye karar verdim, çalışmalar da başladı.

En son gittiğiniz konser?

Pentagram Adana konseri 😉

Şehirde en sevdiğiniz semt?

Kadıköy

“Sonsuzda dek dinlerim”dediğiniz, en sevdiğiniz şarkı?

Bir tane yok…Çok var

Takip et

Leave A Reply

Navigate