Gösteriliyor: 1 - 6 of 6 Sonuçlar
Bi Haber

Üç döngü, üç sezon: Dark üçüncü sezon çekimleri başladı!

Netflix, ödüllü Alman orijinal dizisi Dark’ın üçüncü ve final sezonunun çekimlerine başladı. Dizin yaratıcıları Jantje Friese ve Baran bo Odar final sezonu ile ilgili şöyle konuştu: “Dark’ın zaman yolculuğunun bir üçleme olacağı ilk sezondan beri planlıydı. Dark’ın ilk sezonunun dünya çapında gösterdiği başarıyı gördüğümüzde son derece heyecanlandık. Hayranlarımız halihazırda gösterimde olan ikinci sezonun tadını çıkarken paradoksal aile hikayemizin son sezonunun çekimlerine başladık. Son sezonda izleyiciler ilk iki sezonda kafalarında oluşan pek çok sorunun cevabını bulacak ve hikayenin zaman içindeki kayıp parçaları tamamlanacak. Hayata geçirdiğimiz ve birlikte büyüdüğümüz karakterlerden ayrılmak gerçekten zor olacak ama her başlangıcın bir sonu var ve her son yeni bir başlangıç.”

3. Sezon Hakkında

  • Berlin ve civarında çekilecek her biri 60 dakikadan oluşacak 8 bölüm Aralık ayında tamamlanacak.
  • Üçüncü sezonun merkezinde yine Nielsen, Kahnwald, Tiedemann ve Doppler aileleri olacak. Her biri küçük Winden kasabasının sırlarını ve akıllarındaki en büyük soruyu çözmeye çalışacak: Zaman içindeki düğüm çözülebilir ve tüm karakterlerin karanlık kaderi değiştirilebilir mi?
  • Netflix Uluslararası Orijinaller Başkan Yardımcısı Kelly Luegenbiehl: “Dark’ın son sezonunun çekimlerine başlamak üçüncü sezonun çekimlerine başlamaktan çok daha fazlası… Kelimenin tam anlamıyla ilk Alman orijinal dizimizin döngüsüne giriyoruz. Diziyi hayata geçiren Jantje Friese ve Baran bo Odar’ın yaratıcılığı ile ilk sezondan bu yana dünyanın dört bir yanındaki izleyicileri ve hayranları ekrana kitleyen hikayenin sırlarının gün yüzüne çıkması için sabırsızlanıyoruz.”
  • Dizinin tüm bölümlerini Jantje Friese kaleme alırken yönetmenliğini Baran bo Odar üstleniyor. Görüntü yönetmeni koltuğunda ise Nikolaus Summerer yer alıyor.
  • Yapımcılığını yeniden W & B Television üstlendiği dizinin yürütücü yapımcıları ise Friese, Odar ve Quirin Berg ile Max Wiedemann.
  • Başrollerini Louis Hofmann, Jördis Triebel, Lisa Vicari, Mark Waschke, Andreas Pietschmann ve Lea van Acken’ın paylaştığı dizinin kadrosuna Barbara Nüsse, Hans Diehl, Jakob Diehl, Nina Kronjäger, Sammy Scheuritzel ve Axel Werner katılıyor.
  • Dark hakkında daha fazla bilgi için Netflix Medya Merkezi’ni ziyaret edin.
Bi Keyif

Netflix’ten yeni belgesel: Gezegenimiz

Netflix, dünya genelinde 5 Nisan’da yayınlanacak çığır açan orijinal belgesel dizisi Gezegenimiz‘in uzun fragmanını yayınlayarak, izleyicileri hepimizin yuvası olan bu olağanüstü yerin mucizelerini paylaşmaya davet ediyor. Planet Earth‘in yaratıcılarının imzasını taşıyan sekiz bölümlük dizi, vahşi doğadaki hayvanların ve habitatlarının daha önce hiç görülmemiş çekimlerini içeriyor ve aynı zamanda, doğal dünyanın hepimiz için neden önemli olduğunu ve onu korumak için atılması gereken adımları açıkça ortaya koyuyor. Diziyle birlikte Netflix’te eşzamanlı olarak Kamera Arkası içerikleri yayınlanacak.

Belgeselin İngilizce anlatıcılığını üstlenen Sir David Attenborough’nun yanı sıra, on farklı dilde yerel anlatıcıların seslendireceği dizinin İspanyolca anlatıcıları, İspanya için Penélope Cruz ve Latin Amerika için Salma Hayek olacak.

Penélope Cruz duygularını şöyle dile getirdi: “Netflix’in Gezegenimiz belgeselinin bir parçası olmak benim için büyük bir onur. Muhteşem güzellikte bir belgesel dizisi, ayrıca çevreyi koruma konusunda tam da şu an ihtiyacımız olan çok önemli bir mesaj veriyor. Gezegenimiz’de dile getirilen tüm konulara kendimi çok yakın hissediyorum ve böyle güçlü bir yapımın ülkemdeki ve tüm dünyaki izleyicilerle buluşmasına katkıda bulunmaktan dolayı gurur duyuyorum.”

“Gezegenimiz, doğal dünyamıza dair hayret uyandıran, ona saygı duymamız ve özen göstermemiz gerektiğini ileten ilham verici mesajıyla sınırları aşıyor” diyen Salma Hayek, sözlerine şöyle devam etti:. “Diziyi kendi memleketim olan Meksika’da, Latin Amerika’nın tamamında ve dünyanın geri kalanında İspanyolca konuşan izleyici kitlesine ulaştırmaya yardımcı olmak adına Netflix’le çalışmaktan onur duydum.”

Çekimleri dünyanın tüm kıtalarını kapsayan 50 ülkede, 600’ün üzerinde ekip üyesiyle dört yılda tamamlanan bu iddialı proje, Kuzey Kutbu’nun uzak ve vahşi doğasından gizemli derin denizlere, Afrika’nın uçsuz bucaksız manzaralarından Güney Amerika’nın çeşitlilik arz eden ormanlarına kadar dünyanın dört bir yanındaki olağanüstü habitat çeşitliliğine odaklanıyor.

“Tek Gezegen” adlı ilk bölümde, izleyiciler Brezilya yağmur ormanlarından Norveç’in Svalbard takım adalarına uzanarak, her bir hassas habitatın nasıl birbirine bağlı olduğunu ve bu gezegende hayatın sürmesi için hepsinin neden değerli olduğunu keşfedecek.

Sonraki bölümlerde, buz kaplı donmuş dünyalardan vahşi ormanlara, deniz kıyılarından çöllere ve otlaklara, açık denizlerden tatlı su bölgelerine ve ormanlara kadar, Dünya’nın önemli canlı toplulukları veya habitatları ele alınacak. Dünyanın en iyi vahşi yaşam sinematograflarından, araştırmacılarından ve bilim insanlarından bazılarını içeren geniş bir ekip ve en yeni 4K kamera teknolojisi sayesinde, her bölüm daha önce hiç filme çekilmemiş birçok göz alıcı sahne içeriyor.

Kapsamı ve iddialı prodüksiyonu bakımından eşi benzeri olmayan Gezegenimiz, dünya çapında her yaştan izleyiciyi eğlendirecek ve büyüleyecek. Daha da önemlisi, dizi hepimizin yuvası olan Dünyamız hakkında acilen harekete geçilmesi gereken kritik bir zamanda önemli bir diyaloğun başlatılmasına yardımcı olacak. İzleyiciler, çok çeşitli büyüleyici manzaraları ve tükenmekte olan çok kıymetli vahşi yaşamı keyifle izlerken, aynı zamanda doğal dünyayı korumak için hangi adımların atılması gerektiğini de keşfedecekler. “Gezegenimizin tamamında, kritik önem taşıyan bağlantılar kesintiye uğruyor,” diyen Attenborough, sözlerine şöyle devam etti: “Önümüzdeki 20 yılda yapacaklarımız, Dünya üzerindeki tüm canlıların geleceğini belirleyecek.”

Gezegenimiz‘in yapımcılığını Silverback Films, Ltd üstlenirken, dizi Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ortaklığıyla hayata geçirildi. Dizinin yapımcı koltuğunda Alastair Fothergill ve Keith Scholey oturuyor.

Bi Keyif

Festival Tutkunlarına: Müzik Belgeselleri

Yaz mevsimi müzik festivalleri zamanı demek. İstanbul Caz Festivali henüz bitti, TrakyaFest ve Zeytinli Rock Festivali ufukta… Evde de festival modunu sürdürmek, sevdiği müzisyenlerin hikayelerine kapılmak isteyen müzik tutkunları için Netflix’te izlemeniz gereken müzik belgeselleri listesi hazırladık. Herkese hitap edecek yapımlar var. Peşin peşin söyleyelim, sıraladıklarımız müzikle ilgili Netflix’te bulabileceğiniz yapımların toplam sayısına kıyasla sadece ‘buz dağının görünen ucu’! Hatta dilerseniz, tek hesaptan yönetebildiğiniz beş profilinizden birini sadece müzik yapımlarına ayırabilirsiniz…

  • Biggie and Tupac. İngiliz belgesel yapımcısı Nick Broomfield, rap yıldızları Tupac Shakur ve Biggie Smalls’ın cinayetlerini araştırır ve bu süreçte birçok sürprizle karşılaşır.
  • What We Started. DJ’ler ve müzik dünyasının oyuncuları sizi sahne arkasını keşfetmeye çağırıyor. Belgesel, müzik sektörüne içeriden bir bakış sunuyor.
  • Hip-Hop’un Hikayesi. Ünlü rapçiler, DJ’ler ve müzik dünyasının patronlar, Bronx’un bodrum katlarından listelerin en üstlerine tırmanan hip-hopun gelişiminin izini sürüyor.*
  • Gaga: Five Foot Two. Lady Gaga’yı yeni albümünü çıkarırken, Super Bowl devre arası gösterisine hazırlanırken ve hem fiziksel hem de duygusal zorluklarla yüzleşirken izleyin.
  • Michael Jackson’s This Is It. Belgesel, Michael Jackson’ın 50 gösterilik bir turneye hazırlanırken zamansız ölümüyle son bulan hayatının son günlerini ekrana getiriyor.
  • Sinatra: Ya Hep Ya Hiç. Arkadaşları, ailesi ve iş arkadaşlarının anılarını anlattıkları bu belgesel dizisi, efsanevi şarkıcı Frank Sinatra’nın hayatını ve yeteneğini gözler önüne seriyor.
  • What Happened, Miss Simone? Efsanevi şarkıcı ve aktivist Nina Simone’un hikayesi daha önce hiç duyulmamış konser kayıtları, değerli arşiv çekimleri ve şarkılar eşliğinde anlatılıyor.
  • Bowie: The Man Who Changed the World. Onu iyi tanıyanlarla yapılan söyleşiler aracılığıyla David Bowie’nin müzik, sanat ve kültür üzerindeki müthiş etkisine tanıklık edin.
  • Foo Fighters: Back and Forth. Demo kasetlerinden 2011 albümleri “Wasting Light”ın hazırlanmasına kadar Foo Fighters’ın tüm geçmişi bu yapımda.
  • Sufi Ruhu: İslam’ın Mistik Müziği. Tarihçi William Dalrymple sufizmin merkezinde yer alan müziği ve dansı mercek altına alarak müzik ve tasavvuf arasındaki bağlantıyı araştırıyor.
Bi Keyif

Netflix Dizileriyle Moda Tarihinde Yolculuk Etmeye Var Mısın?

Mercedes Benz İstanbul Moda Haftası başladı. 27 – 30 Mart tarihleri arasında, 2018 sonbahar/kış koleksiyonları görücüye çıkacak. Bu vesileyle biz de Netflix’te sadece hikayeleri ve oyuncularıyla değil, farklı dönemlerin modasını yansıtan kıyafetleriyle de göz dolduran dizileri mercek altına alalım dedik.

İşte 1960’lardan 2010’lara en tarz diziler:

  • 60’lar – The Crown. Kostüm tasarımcısı Jane Petrie ikinci sezonda da harikalar yaratıyor. Kraliçe II. Elizabeth’in 1960’lardaki hayatı, sadece şaşaalı kıyafetleri için bile seyredilebilir.

 

  • 70’ler – The Get Down. Baz Luhrmann imzalı dizi, 1970’lerin sonlarında New York sokaklarında hip-hop’un doğuşunun izini sürüyor. Daha fazla söze gerek var mı?

  • 80’ler – GLOW. Fosforlu renkler, plastik takılar, alın bantları ve rengarenk taytlar. 80’ler modasında ne varsa, güreşçi kadınların serüvenini anlatan bu dizide de var.

  • 90’lar – Everything Sucks!. 1996 yılına, ABD’nin Boring kentine (ki sıkıcı anlamına geliyor) ışınlanıyoruz. Yetişkinliğe geçmenin zorluklarıyla boğuşan gençler ve tabii bol bol moda nostaljisi…

 

  • 2000’ler – Gossip Girl. 2007’de yayınlanmaya başlayan diziyi hatırlamayan var mı acaba? New Yorklu Blair Waldorf ve Serena van der Woodsen’in stilleri. Hala hafızalarda…

  • 2010’lar – Love. Yaratıcıları arasında Judd Apatow’un da bulunduğu bu komedide, Mickey ve Gus’ın modern ilişkilerine tanıklık ediyoruz. Mickey’in vintage giysileri görülemeye değer.