İstanbul Coffee Festival 2017’nin ardından

İstanbul Coffee Festival 2017, dördüncü senesinde  bol bol konser, onlarca güzel kahveci ve mis gibi yayılıp keyif yapmalık çim alanıyla bir sürü güzellikler eşliğinde başladı. İlk gün yağmur sürprizi bizi biraz tedirgin eder gibi olsa da “zaten yağmura da en çok  kahve yakışmaz mıydı?” diyerek, hiç keyiflerden eksiltme yapmadan dalıverdik kahve standlarının arasına.

foto: bikahvebikeyif

Yılların verdiği tecrübe ile artık eminiz ki İstanbul Coffee Festival gibi büyük ilgi gören festivallere hafta içi gitmek her zaman süper keyifli. Nedenini ilerleyen satırlarda çok daha iyi anlayacaksınız… Festivalin ilk günü öğle saatlerinde alanda yerimizi alırken, önce birer birer zincir ve butik kahveciler arasında turladık. Yeni kimler gelmiş, ismini duyup da tanışma fırsatı bulamadığımız kahveciler hangileriymiş derken yavaş yavaş önce klasiklerimizden başlayıp, ardından yeni lezzetleri keşfederek ilk turu bitirdik 🙂 İlk tur diyoruz, çünkü hafta içi sakinliği öyle güzeldi ki, birkaç tur atıp, açan güneşi arkamıza alıp çimlerde rahatça yayıla yayıla konserleri izledik.

Bu seneyi geçtiğimiz senelerle kıyaslayacak olursak hiç şüphesiz en güzel yeniliğin sahnede her an şahane bir performansın olmasıydı. Kalben, Bülent Ortaçgil, Jabbar, Deniz Tekin ve niceleri… Festival günleri boyunca birer birer sahnede olunca iyi kahve, iyi müzikle birleşti ve bize de keyiflerden keyif beğenmek düştü.

foto: bikahvebikeyif

Günler hafta sonunu gösterdiğinde, festivalin üç, bizim için ise sonuncu günü olan cumartesi günü havayı da pek güzel bulunca, dayanamayıp yine soluğu İstanbul Coffee Festival semalarında aldık. İlk seansa gitmiş olmamıza rağmen öyle kalabalıktı ki; sezonun tam ortasında Alaçatı sokaklarında gezmek gibi tarif edebiliriz herhalde bu durumu. İşte o an bir kez daha anladık ki, eğer vakitler uyuyorsa hafta içi buralara gelmek, hem festivali tam anlamıyla keşfetmek hem de rahat adımlar atabilmek için ideal olanıydı.

foto: bikahvebikeyif

Akılda kalanlar

  • Sahnenin birbirinden şahane konserler eşliğinde boş kalmaması hiç şüphesiz en keyifli gelişmelerden biriydi. Her bir performans gönlümüzü fethetti.
  • MOC, Kronotrop, Federal, Coffee Sapiens, Walters Coffee, Petra hala ilk göz ağrılarımız. Yeni denediğimiz kahveleri ise ayrı ayrı muazzamdı.
  • Coffee Manifesto, Krups Türkiye, Caffe Mio, Espresso Perfetto, Montag Coffee ilk kez tanıştık, pek sevdik.
  • Escobarista ile festivalde tanıştık. Eğer ilgi çekici kahve ekipmanları seviyorsanız, işte size doğru adres. Yurtdışından getirdikleri birbirinden özel kahve ekipmanlarına aşık olabilirsiniz.
  • “Festivalin en eğlenceli standları nelerdi?” derseniz hiç şüphesiz yanıtımız;” Arzum Okka ile çarkıfelek yarışması, Walters Coffee’de ise sarı tulumları giyip kahveler eşliğinde konsept fotoğraflar çektirmekti” olacaktır.
Takip et

Leave A Reply

Navigate